|
Bizde resim yapana ressam deriz, dünyada da öyle. Biz de şiir yazana şair deriz, dünyada da öyle Biz de roman yazana romancı deriz, dünyada da öyle Biz de oyun yazana oyun yazarı deriz, dünyada da öyle Biz de müzik eseri besteleyene besteci deriz, dünyada da öyle Bizde tiyatro ve sinema oyuncusuna oyuncu, aktör, aktris deriz, dünyada da öyle. Vb…. Dünyada şarkı söyleyene şarkıcı (singer vs) denir, biz de sanatçı. Bir televizyon programında Niran Ünsal, “ ben kendime sanatçı demiyorum, ben besteci ve şarkıcıyım yani müzisyenim” demişti.Keşke, herkes bu tanımı ve vurguyu yapsa da ortalıktaki sanatçı kirliliği kalksa. Belki de sanatçısı en bol olan sanat dalı olduğu için en çok müziğimiz kirlendi. Ben müzik piyasasındaki, sanat değerinden uzak eser ve icraları da küçümsemiyorum, onların da alıcısı ve yeri vardır, yalnız her yapılana sanat her yapana sanatçı denmesinden rahatsızlık duyuyorum. Daha önceki yazılarımda bahsettiğim “Yaratma Cesareti” kitabının yazarı Rollo May bu konuda şöyle bir ayırım yapar: “Yaratıcı Sanatçı” ve “mevcut yaratımların gösteri ve şovunu yapanlar” Yaratıcılık, yeni bir gerçeklik ortaya çıkarmaktır. Ya da kendi biçimini taşıyan yeni bir öz, içerik yaratmak.Yüzeysel biçimciliğin, mesela resim alanında, ressamın kendi bakışını katmadan yaptığı doğa kopyacılığının yaratıcı sanat kapsamına girmediğini, Eflatun’ dan da alıntıyla “bu tarzların, şekilcilik ve bezemecilik” olduğunu söyler.Aynı şekilcilik, içeriği kof şiirlerde de söz konusudur.Süslü kelimelerle yapılan her kafiye şiir değildir.Gerçek kafiye sözlerin karnından ses vermektedir.Yeni bir deyiş, bilinen bir şeyin farklı bir bakışla yansıtılışı, ya da yeni bir şey yaratılmış değilse.( Özetle, Yeni bir şey, yeni bir gerçeklik,yeni bir bakış yaratılmıyorsa ortada sanat yoktur.) Şarkıcılık ve gösteri sanatları konusunda da yaratıcılık, yorumda / sunumda ortaya çıkar. Çünkü, yaratılmış bir sanat eserini icra etmekte, canlandırmaktadırlar. Bir şarkıyı kendinden bir şey katmadan herkesin söylediği gibi söyleyen sanatçı değildir, en azından yaratıcı sanatçı değildir. Aynı şekilde oyunculuk alanında da geçerli olması gereken hüküm bu olmalı. Özellikle müzik alanında kirli bir özenti yaratılıyor. Eğlenceye yönelik yapılanların en öne çıkarılarak insanların buna özendirilmesi, reyting ve satış başarıları ile desteklenmesi, yaratıcı sanatçılığın önünü kesiyor gibi geliyor bana. Çünkü günümüz insanında, yaratıcı çaba göstermeden, sancı çekmeden “kolay olan” ile şöhret olmak, sanatçı koltuğuna oturmak eğilimi fazla. Para kazanmak için bunu yapanların bile, yetenekleri varsa, yaratıcı sanat çalışmalarını ihmal etmemeleri gerekir.Tarihimizde bunu yapan yazarlarımız vardır, bunlar edebi değer taşımayan, ya da zayıf, salt ticari eserlerini kendi adları ile yayınlamamışlar, gerçekten sanat eseri sayılabilecek ürünler için çaba sarf etmişlerdir. Yaratıcı sanatçı ayrımının ve bilincinin yaygınlaşması, güçlenmesi; bireylerin ve toplumların gelişmesi, dünyanın güzelleşmesi için ciddi bir yaklaşım olarak ele alınmalıdır. Nasıl bilim adamı olmak, bir bilimsel buluş yapmak, bir bilimsel buluşu geliştirmek ve uygulamak gibi ciddi zihinsel eforlar, araştırmalar gerektiriyorsa sanat için de aynı kriterlerin söz konusu olması lazım.
|